Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi – Genel Değerlendirme Konu Özeti
YazıEylül 5, 2009 tarihinde Burak Zihni tarafından eklenmiştir.
Yazı 2.Sınıf Ders Notları, AÖF Ders Notları kategorisindedir.
Genel Değerlendirme Konu Özeti
TÜRK DEVRİMİNİN NİTELİĞİ
Türk devriminin çeşitli özelliklerini birkaç kavramla özetlemek mümkündür.
ÇAĞDAŞ UYGARLIK
Uygarlık kültür değerleri yaratan toplumun benzeri diğer topluluklarla oluşturduğu bütünü çizer. Uygarlıklar belli bir zaman dilimi içinde dünya üzerinde hükümlerini sürdürürken birbirinden etkilenirler.
Bu karşılıklı etkileşim sırasında bir uygarlık değerleri, eriştiği sonuçlan açısından diğerlerinden üstün bir duruma gelebilir. Sözü geçen uygarlık o çağda insanoğlunun eriştiği en yüksek değerlerin temsilcisidir, “Çağ”daştır.
16, 17. yüzyıllarda “çağdaş” sayılacak Osmanlı Uygarlığı tarihin değişmez yasası gereği bir süre sonra eskiyip yozlaşmaya başladı.
Osmanlı toplumu çağdaş olduğu zaman, Batıya olan penceresini açmadı. Buna gereksinimi yoktu. Ama batı uygarlığı bir süre sonra “çağdaşı” geçti. Batı uygarlığı geliştirdiği bilimsel, kültürel ve ekonomik değerlerle büyük bir güç durumunu almıştı.
Atatürk çağdaş uygarlığa doru ilerlenilmesini var olmanın koşulu olarak kabul eder. Atatürk, istediği çağdaşlaşmayı gerçekleştirirken ulusumuza özgü değerleri korumak ve geliştirmek gerektiğini biliyordu. Türk devrimi bilinçli bir çağdaşlaşma için gerekli kültür değişikliğini hedef almaktadır.
EVRENSELLİK VE İNSAN SEVGİSİ
Türk devriminin temelleri insanlığın binlerce yıldan beri işlediği, değerlerden çıkmıştır. Türk devrimi ilerlemek ve gelişmek isteyen bütün toplumlarda uygulanabilecek esasları içermektedir.
Bu esaslar her toplumun kendi özelliklerine göre yorumlanabilirler. Türk devriminin temel nitelikleri arasında insan sevgisinin çok büyük bir yeri vardır. Bundan dolayıdır ki Atatürk zorbalıklan ulusları yönetmenin şiddetle karşısındadır.
Demek ki Türk devrimine temel olandeğerler evrenseldir. Atatürk bu evrensel değerleri Türk ulusunun bünyesine uydurmuştur.
DEVRİM İLKELERİNİN BÜTÜNLÜĞÜ
Atatürk ilkeleri bir bütünün parçalarıdır. Altı ilke arasındaki ilişkileri gözden geçirelim:
Cumhuriyet bir devlet biçimidir.Tam bir cumhuriyet demokrasi ile mümkündür.Cumhuriyet ulusa dayanmaz, onun özelliklerine uymazsa, ulusal nitelikli değilse hiçbir değeri yoktur. Böyle bir devletin doğrudan doğruya halkın içinden çıkması kısacası “halkçı” olması gerekir.
Böyle bir devlet halkın her gereksinimi ile ilgilenecek gücünü her sorunun çözümünde gösterecek, yani devletçilik özelliğine sahip bulunacaktır.
Devlet belli bir dinin kurallarına uyularak yönetilirse o zaman özgürlük demokrasi yoktur. Öyle ise bir cumhuriyetin lâik bir yapı taşıması gerekir.
Düzen içinde ilerleyen devlet eğer eski bir sistem yıkılarak kurulmuşsa, o zaman dayandığı yeni ilkelerin korunması, geliştirilmesi gerekir. Bu ise devrimcilik niteliği ile yerine getirilir.
TÜRK DEVRİMİNİN SONUÇLARI
Ulusal (Millî) Devlet
1919 yılında başlayan Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri içinde tarihimizde ilk kez ulusa dayanan bir devlet kurulmuştur. Cumhuriyet biçimi ile bugün edeğin varlığını sürdüren ulusal devlet ile bazı önemli sonuçlar doğdu:
- Kurtuluş Savaşımız ulusal devletle başarıya ulaştı. Çökmüş ve yaşamını tamamlamış Osmanlı Devleti bu mücadeleyi başlatma, yürütme ve sonuca götürme olanağından yoksundu. Kapitülasyonlar yokedilmiştir. Yarı bağımsızlık sona ermiştir.
- Egemenliğin doğrudan doğruya ulusa ait olması, siyasal bilincimizi geliştirmiş ve güçlendirmiştir Demokrasi yolu açıldı.
- Ulusal devlet laiktir. Devlet ile toplumun gelişmesi akılcı ve bilimci yöntemlere bırakılmıştır. Türk yurttaşı dinini dilediği gibi benimseyebilir. Bir vicdan ve ruhsal iş olduğundan yurttaş bu konuda tamamen özgürdür.
Tarih Bilincinin Gelişmesi
Gerçek ulusçuluk, bir ulusu oluşturan bireylerin tarihin derinliklerinde birleşmesiyle gerçekleşir, ulusçuluk akımını geliştiren Batı uluslarının çoğunu ntarihi Türklerinki kadar derinlere ve eskiye uzanmaz. Bu bilimsel ve önemli bir gerçektir.
Atatürk tarafından uyandırılan esaslı tarih bilincinde geçmişi inkâr yoktur. Geçmişe bir bütün olarak kesinlikle sahip çıkma vardır.
Tarih bilincinin gelişmesi eğitim devriminin yöntemleriyle sağlanmıştır. Türk ulusçuluğunun pekişmesinde ulusal tarih bilincindeki gelişmenin payı büyüktür.
Türk Devrimi ve Kalkınma
Türk devrimi, ulusu her alanda yüceltmek ve ilerlemek, kısacası her kesimde kalkındırmak için yapılmıştır. Türk yurttaşlarına geniş bir din ve vicdan hürriyet sağlayan ilk anayas 1924 anayasasıdır.
TÜRK DEVRİMİNİN DÜNYADAKİ ETKİLERİ
Devrimimizden ilk etkilenenler Asyalı ve Afrikalı uluslar oldu. Atatürk’ün şu sözü konuda önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır: “Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün günün ağardığmı nasıl görüyorsam, uzaktan bütün doğu miletlerinin uyanışlarını öyle görüyorum.
İstiklal ve hürriyetlerine kavuşacak pek çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu şüphesiz ki ilerlemeye ve refaha dönük olacaktır. Bu milletler bütün güçlükler ve bütün engellere rağmen kazanacaklar ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır.
Türk devrimi bu yönüyle gerçekten bütün ezilen uluslara örnek olmuştur.
Asyalı uluslar, Türk devriminin yenilikçi, atılımcı yönünü de farketmişlerdir. Arap dünyasından başlayarak Endonezya’ya kadar uzanan uluslarda Türk devriminin etkileri günden güne artmaktadır. Özellikle kadın haklan, eğitim, hukuk alanlarında devrimimiz etkisini artırarak sürdürmektedir.
Batı dünyasında da Türk devrimi önemli etkiler yapmıştır. Ulusal Kurtuluş Savaşı süresince Batılı devletler bu mücadeleyi ilk önce küçümsemişlerdir. Fakat zaman ilerledikçe Türkler’in haklılığı kesinlikle kabul edilmiştir.
Türk devriminin Batı’daki etkileri daha çok siyasal ve özellikle bilimseldir. Türk inklabı 1919 – 1938 yıları arasında gerçekleşti. Türk siyasal bilincini geliştiren ve güçlendiren en önemli öğe egemliğin ulusa ait olmasıdır.



Yorumlar / Sorular